Kategoriler
Bizden Haberler (54)
Fuar (4)
Duyurular (1)
Teknoloji (7)
Web’den Haberler (12)
Photoshop Dersleri (1)
Mikrosite Örnek Projeler (60)
Webmanager Kurumsal Örnek Projeler (112)
Webmanager E-Ticaret Örnek Projeler (16)
Webmanager Portal Örnek Projeler (4)

Arşiv
Mayıs 2012
Nisan 2012
Mart 2012
Şubat 2012
Ocak 2012
Aralık 2011
Kasım 2011
Ekim 2011
Eylül 2011
Ağustos 2011
Temmuz 2011
Nisan 2011
Mart 2011
Şubat 2011
Ocak 2011
Aralık 2010
Kasım 2010
Ekim 2010
Eylül 2010
Haziran 2010
Şubat 2010
Ocak 2010
Aralık 2009
Aralık 2008

Site İçi Arama
Yeni Kayıtlar
IPhone E-mail Ayarları ve Kurulumu
Başkent İnşaat Web Sitesi Yayında...
Bioaktif Medikal Web Sitesi Yayında...
İZFAŞ Web Sitesi Yenilendi
İzmir Enternasyonal Fuarı Web Sitesi Yenilendi
Bebeğime Hediye-Glinoli Web Projesi Tamamlandı...
Ambalaj Vesaire E-Ticaret Çalışması Tamamlandı...
İzmir Alerji Kliniği Web Sitesi Yayında...
Güneş Fayton Web Sitesi Yenilendi
Bilginoğlu Endüstri E-SHOP Yayında...
Etiket Bulutu
Cloud E-mail Fayton ICANN IF WEDDING IPhone Kurulum Mitutoyo PayPal TASARIM Türk Lİrası Türkiye Yapı Market Yuluğ Mühendislik abiye acr groupe akademi akımsan alan adı alanadı alerjidoktoruizmir alerjikhastaliklar alerjiuzmani ambalaj ambalaj ipleri ambalaj malzemeleri anadolu lisesi anaokulu as kuruyemiş at arabası ayakkabı aydın aydınlatma ayto baks barkod basınç başoğlu karavan bebeğime hediye bergama köftecisi beyaz ege biga bileklik bilginoğlu bilmer blok bmc bozkar mühendislik bumer burcu ışık bynogame büfe calmaled cephe cephe giydirme damper damız danışmanlık dekorasyon demir çelik dernek dl endustriyel doğalgaz doğum günü efe pazarlama ege folklor ege haber ege krom egebimtes egesan demir ekinci elektrik emlak endustri endüstri enerji entegre ephesia essiad estetik evkuran explorer fanatik fatih projesi federasyon firefox gazete gelinlik gerçek kaan grafikhane gölge sistemleri güvenlik güzellik gıda haber halk oyunları halı hamam havalandırma havuz hayvancılık hidrolik horkes hotel hızlı tren ilan ims internet internet explorer inşaat izmir izmir fuarı izmiralerjiklinigi izolasyon jeofizik jeotermal kafes kahve kalite kontrol ekipmanları karavan karina insan kaynakları karmez kastas kastaş kesici takımlar kimya kimyasal klima kobra kolye kombi kompozit panel konferans kordon kordon demir çelik kuru meyve kuruyemiş kuşadası laboratuvar libal makina lise livor denizcilik localveri logo lojistik lokum lucente madencilik makina manisa matbaa menderes belediyesi meridyen havalandırma mermer meslek metal mikrotem mimar mobil ödeme mobilya motor mühendislik newsaze ofishome okul online optik otel otobüs durağı otomotiv oyun pansiyon paslanmaz pazarlama phaeton photoshop poşetler profil pvc radyo reklam rositell sac işleme satış aracı sağlık seri ilan sigorta soğutma soğutma sanayicileri su arıtma superkim tanıtım tarayıcı tarım tasarım tekstil temizlik tente terazi termodinamik tesa raf test ticaret gazetesi ticaret odası tr tukelmat tuketim malları tuğla türkiye tıp veteriner vitroart web webmanager xxx yağ yesil ege zeybek Çınar çanakkale çelikkaya çerez çetin çiftlik evleri çiçek özel idare ısıtma ısıtma soğutma
İçerik Listesi
Anasayfa
Kurumsal
İletişim

Fatih Projesinde Çocuklarımızı Bekleyen Tehlike
“Her öğrenciye tablet” sloganıyla dile getirilen ve FATİH (Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) Projesi’nin bir parçası olduğu belirtilen tablet bilgisayarlı eğitim herkesin gündeminde. Gerçek şu ki, bugün dünyanın hiçbir ülkesinde tüm K12 (ilköğretim ve lise) öğrencilerini kapsayan tabletli eğitim bulunmamakta ve söylenilenin aksine Portekiz, İngiltere, Kore gibi birkaç ülkede sadece pilot çalışmalar bulunmaktadır. Teknoloji ve internet altyapısı çok kuvvetli olan ülkelerden Kore’de bile ilk aşamada 2012 yılında sadece 489 okulda tablet PC’li eğitim hedeflenmektedir. (Tıklayınız!) Kore’de ki bu çalışmanın 2015 yılına kadar hedeflenen kısmında ise tüm müfredatın öncelikle z-kitap (animasyon, video ve benzeri görseller içeren interaktif dijital içerik) formatına dönüştürülebilmesi planlanmaktadır.
 
FATİH Projesinde çoğu kişi, tabletlerin nerede üretileceği, eğitimde tablet kullanımının getirecekleri,  15 milyon tablet üretileceği, tablet kullanımının eğitimde devrim olacağı vb. yalan yanlış birçok fikri tartışıyor. Bu projeyle birçok lobi oluştu; Win-tel lobisi, “Türk malı olsun bak biz yaptık” diye montaj tableti yutturmaya çalışanlar,  telekomcular, 3G’ciler, iPad’ciler, teşvik alabilme umudu ile bir anda ağız değiştiren otomotiv sektörünü örnek alan “teşvik meraklıları”  bunlardan bazıları. Ancak bunlardan hiçbiri bu projedeki ciddi bir tehlikenin altını çizme cesaretini göstermiyor.
 
FATİH projesinde, internete erişim amacıyla bir şekilde kablosuz özellikler içeren tabletli eğitim çocuklarımız için çoğumuzun görmekten çekindiği ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Hiçbir hükümet bu tür siyasi bir riski almak istememelidir. Bu makalede FATİH Projesi çerçevesinde kablosuz cihazların vücudumuz üzerindeki etkileri ve muhtemel tehlikelerinden bahsedilecektir.
 
6 Mayıs 2011 tarihinde Avrupa Parlamentosu çevre komitesi, cep telefonları ve bilgisayarlarda kullanılan kablosuz internet bağlantısının insan sağlığı için risk oluşturabileceği ve okullarda kullanımının yasaklanması gerektiği görüşüne varmıştır. (Tıklayınız!)
İngiltere (Tıklayınız!), Avusturya, Kanada, Rusya (Tıklayınız!), Fransa (Tıklayınız!) , Almanya (Tıklayınız!)  ve Amerika’nın (Tıklayınız!) bazı eyaletlerinde ve dünyanın başka birçok ülkesindeki okullarda (Tıklayınız!) ve kütüphanelerde cep telefonu kullanımının en azından sınırlanması gerektiği, bizzat sağlık bakanlığı yetkilileri tarafından söylenmekte ve çeşitli önlemler alınmaktadır. Bu ülkelerde, belirli yaş altındaki çocuklar için cep telefonu kullanımı yasaklanırken, Türkiye’de bazı kamu kurumlarının bile bu riske dair alaycı ve ciddiye almayan tavır ve söylemlerini anlamakta zorluk çekiyorum. Halbuki kamu herkesten çok daha şüpheci olmalıdır; Sağlık Bakanlığının bu konudaki tavrını çok olumlu buluyorum.
 

Geçtiğimiz Şubat ayının başında Sağlık Bakanlığı, “Elektromanyetik Alanların Sağlık Etkilerini Değerlendirme Alt Kurulu” bir rapor yayınlayarak, cep telefonlarının insan sağlığına etkileri konusunda kamuoyunun doğru bilgilenmesi ve önlem alınması için uyarılarda bulunmuştur. Aynı gün, yine aynı alaycı kurum ve STK’ların cep telefonlarının, sağlığı tehdit ettiğine dair herhangi bir bilimsel veri bulunmadığını iddia etmesi ise şaşırtıcı bir durumdur.

Kablosuz Cihazlar ve Non-ionizing Radiation (İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyon)

Doğal ya da yapay radyoaktif çekirdeklerin kararlı yapıya geçebilmek için dışarı saldıkları hızlı parçacıklar ve elektromanyetik dalga şeklinde taşınan fazla enerjileri olarak tanımlanan radyasyon, temelde “iyonlaştırıcı” ve “iyonlaştırıcı olmayan” olarak iki kısımda incelenir. (1) İyonlaştırıcı radyasyon; alfa, beta ve nötron partikülleri ile X ışını ve gama ışınından oluşur, bilinen ve çok daha tehlikeli olan radyasyon etkisi budur. Cep telefonları gibi kablosuz cihazların tümü bilgi (veri, ses, resim, video vb.) iletişimi sağlamak için radyo dalgalarını kullanırlar. Bu radyo dalgalarının vücut tarafından soğurulduğu bilinmektedir. Bu da radyo dalgalarının elektromanyetik enerjisi vücutta ısıya dönüştürülüyor anlamına gelir.

Buna termal etki (thermal effect) veya iyonlaştırıcı olmayan radyasyon etkisi denir. Bu ısınmaya karşı vücudumuz iç soğutma mekanizmamızı başlatarak tepki verir. Böylece vücut sıcaklığımız tekrar sabitlenir. Bu termal etki yalnızca yüksek yoğunlukta olduğunda sağlığa zararlı hale gelir. Yandaki şekilde görüldüğü gibi tüm elektrik ve elektronik cihazlar elektromanyetik yayılım yapmaktadır.

Isı emilimini tanımlamak için kilogram başına watt birimi ile ifade edilen Specific Absorption Rate (SAR), Özgül Soğrulma Oranı ölçümü kullanılır. SAR, vücut tarafından emilen radyo dalga enerjisi oranını temsil eder. Teknoloji ilerledikçe cep telefonları, kablosuz telefonlar (DECT) ve kablosuz ağ araçları gibi verici modunda çalışan  elektronik iletişim araçları European R&TTE (Radio and Telecommunications Terminal Equipment)  1999/5/E yönergelerine uygun olmalıdır. Bu yönerge kullanıcıların ve diğer insanların sağlık ve güvenliğini koruyacak ve paraziti engelleyecek temel gereksinimlerle ilgili kurallar koyar. Üreticiler piyasaya sunmadan önce ürünlerinin insan sağlığını korumak için gerekli ön şartları sağladığını gösterebilmelidir. Diğer bir deyişle, Avrupa uyumlu teknik standartlarda adı geçen limit değerlerine uymalıdırlar. Limit değerlerini hesaplamada kullanılan bilimsel altyapı, ICNIRP (Uluslararası İyonize Olmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu)’nin tavsiyeleridir. ICNIRP’ye göre özgül soğrulma oranı (SAR) değeri aşağıdaki limit değerlerini aşmamalıdır

• Baş ve gövdenin maruz kaldığı değer için 2 W/kg (ortalama 10 gr vücut dokusu üzerinde);
• Kol ve bacakların maruz kaldığı değer için 4 W/kg (ortalama 10 gr vücut dokusu üzerinde);
• Tüm vücudun maruz kaldığı değer için 0.08 W/kg (tüm vücut ortalaması kullanılmıştır).

Burada dikkat edilmesi gereken husus SAR ölçümlerinin ortalama 6 dakikalık bir zaman diliminde yapıldığıdır.

Cep Telefonları

Bir cep telefonu arama yapmak için, mesaj ya da resim göndermek için, bazı durumlarda e-mail göndermek ve internete girmek için kullanılabilir. Bilgi (ses, metin, resim, video vb.) radyo dalgaları ile gönderilir; cep telefonu radyo dalgalarını baz istasyonundan alır ve ona geri iletir. Bu radyo dalgaları bazen GSM radyasyonu diye de isimlendirilir.  Cep telefonları diğer kablosuz cihazlarla kıyaslandığında en yüksek aktarım gücüne (ve buna bağlı olarak da en yüksek radyasyon seviyelerine) sahiptir. Bir cep telefonunun en yüksek gücü 1-2W’tır. Onun gerçek kapasitesi çekim gücüne bağlıdır; en uygun kapsama alanlarında aktarım gücü binlerce kez daha az olabilir. Bu “otomatik güç kontrolü” olarak adlandırılır. Herhangi bir kullanıcı GSM çekim gücünün ne kadar iyi durumda olduğunu ekrandan görebilir.

Cep telefonlarının radyasyon limit değeri 2 W/kg’dır. Limit değeri insan başını termal etkiden korumak amacıyla koyulmuştur. Üretici SAR değerini ürettiği her model için ölçmek zorundadır. SAR değeri kullanım talimatlarında yazmaktadır. Bu zamana kadar cep telefonlarından yayılan radyasyonun kullanıcılara zararlı olduğu ispatlanmadı, ama mevcut bilimsel bilgi birikimi baz alındığında uzun süreli ve sık cep telefonu kullanımının doğuracağı sağlık riskleri tamamen görmezden gelinemez.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Merkezi (IARC) 31 Mayıs 2011 tarihinde cep telefonu kullanımının beyin tümörünü tetikleyecek riskleri artırma olasılığı bulunduğunu açıkladı. Aşağıda bu açıklamanın orijinal metnini bulabilirsiniz.

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansının uyarısı cep telefonun yoğun kullanımı yüksek oranda beyin kanserine yol açabileceği yönündedir. Bu nedenle IARC radyo dalgalarını ‘insanoğlu için muhtemel kanserojenler’ “2B” sınıfına almaktadır.  Bu sonuç hayvanlar ve hücreler üzerinde yapılan mevcut epidemiyolojik çalışmaların ve araştırmaların müşterek bir analizinden sonra ortaya koyulmuştur. Çoğu çalışmada beyin kanseri riskine dair bir bulguyla karşılaşılmamıştır ancak, iki büyük çalışmada (the international research Interphone and a Swedish meta-analysis) uzun süreli cep telefonu kullanımında (toplam kullanım 1500-2000 saatten fazla olduğunda) yüksek beyin uru riski ve derecesi tam belirlenemeyen akustik nöroma bulgularına rastlanmıştır.

2B sınıflandırması, ‘insanoğlu için muhtemel kanserojenler’, kanser ile alakalı ‘kısıtlı epidemiyolojik bulgular’ gösteren çevresel faktörler ve maddelerle ilgilidir. Kısıtlı bulgularla elde edilen sonuçlar zahiri olabilir ve muhtemelen sonuçlar rastgele ya da önyargıya dayalı olabilmektedir. Kesinlik derecesi 1 (kanserojen) ve 2A (muhtemelen kanserojen) sınıflandırmalarından düşük olan şeyler ‘insanoğlu için potansiyel kanserojen’ olarak sınıflandırılır. Daha az bulgu söz konusu olduğunda madde ‘ sınıflandırılamaz’ olarak değerlendirilir. Son olarak da 4. sınıf ‘muhtemelen kanserojen değil’dir.  IARC daha fazla araştırma yapmanın gerekliliği üzerinde ısrar ediyor ve bu sırada etkiyi azaltabilmek adına kulaklık veya sesli iletişim yerine kısa mesaj servisleri kullanmayı öneriyor.

Yandaki şekilde cep telefonlarının elektromanyetik alan etkisinin mesafe ile nasıl azaldığı görülmektedir. Dikkat edilirse ancak 3 metreden sonra EN60601-1-2  standardı ile belirlenen 3V/m veya 1V/m bağışıklık seviyesine düştüğü görülebilir. Kısacası, kulağınıza dayadığınız bir cep telefonunun aynı noktaya dayanan bir silah kadar tehlikeli olduğu düşünülmelidir.

Fatih Projesinde 3G Kullanımı

FATİH Projesinde 40-50 kişilik sınıflarda 3G cep telefonları kullanıldığı düşünülürse oluşacak elektromanyetik etkinin tüm üreticilerin şu anda sığındığı whole-body ortalama SAR sınır değerlerinin (0.08 W/kg) bile üstüne çıkacağı aşikardır. Bu kimsenin göze alabileceği bir risk değildir. Elektromanyetik alan arttıkça yandaki formülde de görüldüğü gibi alan SAR değeri bu şiddetin karesi ile orantılı olarak artmaktadır.

Görüldüğü gibi kablosuz cihazların esas sıkıntısının alıcı ve aynı zamanda verici konumunda çalışmasıdır. Çok basit olarak şu mantığı yürütebiliriz; bilgi paylaşmak, veri, ders sunumları, ödevler ve her türlü öğrenme nesneleri için, evet internete ihtiyacımız var, ama neden bunu belki de 1-2 km uzaktaki 3G anteni ile sağlamaya çalışalım? Çok yakınımızda ve doğal olarak elektromanyetik yayılımı çok daha az kablosuz internet erişimi ile sağlamak daha akılcı olmaz mı?

Kablosuz İnternet (WLAN)

WiFi kartlı ya da wifi adaptörü bir bilgisayarı, tablet PC’leri veya VoIP (Voice over Internet Protocol) çalışan iletişim cihazlarını internete kablosuz bağlantı ile erişmemizi sağlar. Tüm kablosuz cihazlar arasındaki iletişim bir “erişim noktası” aracılığıyla gerçekleştirilir. Bazen herhangi bir cihaza bağlı olmayan bir kablosuz router (modem) erişim noktası olarak da hizmet verebilir.  Kablosuz internet (WLAN) bağlı cihazlar hem sinyal gönderebilir hem de alabilirler; yani alıcı ve vericidirler.  Kablosuz internet cihazlarının ve erişim noktalarının aktarım güçleri oldukça düşüktür ve daha güvenli olarak düşünülebilirler. Aktarılan elektromanyetik enerji miktarı, aktarım kapasitesine ve aktarılan verinin miktarına bağlıdır. Bu cihazların en büyük hacimli verilerde bile standartları karşılayabilmelidir. Bir erişim noktası veri iletmezken bile, belirli aralıklarla bir sinyal (bir işaret) gönderir. Bir erişim noktası maksimum kapasiteyle 100mW, işaret sinyali gönderirken ortalama 0,5mW güç iletir. Yüksek hacimli bir veri aktarılırken ortalama güç 70mW’a kadar yükselebilir. WLAN’lar çok hassastır ve çok düşük bir sinyal seviyesiyle bile ağ kurabilirler. Maksimum aktarım gücü kullanılırken bile 20 cm mesafedeki elektrik alanı 6 V/m’den az iken bir metrelik bir mesafede bu değer 1,5 V/m’ye düşer. Yandaki grafik WiFi cihazlarının oluşturduğu elektrik alanının mesafeyle nasıl azaldığını göstermektedir.

Fatih Projesinde WLAN Kullanımı

FATİH Projesinde WLAN kullanımı elektromanyetik alan etkisinin ve bu tür cihazların güçlerinin çok daha az olmasından dolayı çok daha az risklidir. İngiltere sağlığı koruma ajansı bir wi-fi erişim noktası yanında bir yıl oturan bir kişinin sadece 20 dakikalık bir 3G telefon konuşmasında aldığı radyasyon kadar etkileneceğini söylemektedir. Aynı ajans wi-fi kartlarının elektromanyetik yayılımının FM radyo veya TV kadar etkili olduğunu bildirmektedir. WLAN ile iletişim tabi ki GSM iletişimi kadar değildir, peki bunun insan üzerindeki etkisi nedir?

WLAN cihazlarının ortalama soğurma etkisi incelendiğinde 100 mW maksimum transfer gücüne sahip bir IEEE 802.11g WLAN cihazı 0.1 – 0.25 W/kg SAR (ortalama 10 gr vücut dokusu üzerinde) değerine sahip olduğu görülür ki, bu da 3G ile karşılaştırıldığında 6-7 misli daha azdır. Ancak yine de 40-50 kişilik sınıflarda tüm öğrencilerin WLAN kullanması durumunda ICNIRP’ye göre özgül soğrulma oranı (SAR) değeri limitleri aşacaktır. Bunun farkında olan birçok Avrupa ülkesinde konuya dikkatle yaklaşılmaktadır. Yandaki video filmde bu kaygıyı izleyebilirsiniz.

Sonuç

Sonuç olarak FATİH Projesi, sadece teknolojik beklentiler, Türkiye’de herhangi bir seviyede SKD montaj, PCB dahil üretim veya donanım ve yazılımı dahil orijinal üretim konuları yanında sağlık sorunları açısından da incelenmelidir.

kaynak: http://www.niyazisaral.net/?p=1289

Etiketler : fatih projesi




Bu sitenin tüm hakları saklıdır    
Webmanager Blog